Hayallerimiz ve geleceğe ait planlarımız vardı bir zamanlar.. Öss’da yüksek puan alıp İyi Bir Üniversite Kazanıp Ailemizi Mutlu Edecektik.. O dediğimiz üniversiteyi kazandık ve annelerimizin ve babalarımızın gurur duyacağı öğretmen adaylarıydık. Okul bitince öğretmen olacaktık. Doğu görevmiz bittikten sonra da Ailemizin Yanında bizi büyüten topraklarda öğretmenlik yapmaya hak kazanacaktık…
Buraya Kadar olan kısım sanırım Tüm Öğretmen adayları arkadaşların üniversiteyi kazanmadan düşündüğü şeylerdir.. Ama bu söylenilenlerin yalan olduğunu artık biz öğretmen adayları olarak hepimiz görmekteyiz… Nedeni ise; Sözleşmeli Öğretmenlik ile Doğu görevi Hiç Bitmeyecek olması Bizim Memleketimize Dönemeyecek olmamız demek.. Sonrada Bakanlarımız sevgili büyüklerimiz Sürekli Söyleyip Dururlar Sözleşmeli ile Kadrolu Öğretmenlik arasında Hiç Bir Fark Yok Diye… Bu Dediğim şey bana göre en Büyük Fark….
Yine de çoğumuz sözleşmeli öğretmenliğe bile razı olduğundan sürekli Çok Çok Değerli Milli Eğitim Bakanımızın ağzından Çıkan sözleri harfi harfine takip etmekte… Bir cümlesinden Şubatta şu kadar atama olcak, Şu Bölümden şu kadar kişi alıncak hesaplamalarını yapar olduk… Katıldığı programlar Öğretmen adayları sayesinde Reyting alır oldu
Güzel Türkiyemin Öğretmen adaylarıydık Çünkü Biz…. Söylediği bir kelimeden veya sözden Mezun olduğumuz alana ait Bölümden kaç alım yapılacağını hesaplamalıydık…
Ama Hiç Bir Zaman Hesaplar Tutmadı… Son Örneği; 2007 Aralık Ataması.. 1 Hafta Önce En çok alım yapılcak bölümler ingilizce,bilgisayar öğretmenliği ve sınıf öğretmenliği denildi. Hemen hepimiz hesaplar ve tahminler yaptık..
Kadro sayıları açıklandığında ise Bakanın Bu hesaplamada Türev mi İntegral mi Kullandığını Biz Matematikçiler Bile anlayamadık
Aralık 2007 atamasında 7 Bin gibi bir rakam çıkmıştı Sınıf Öğretmenliği için… Güzel Türkiyemin Sınıf öğretmenliği ihtiyacını karşılamak için yeterli olmayan bir rakamdı bu rakam.. Bakanımızın söylediği sözlerle uyuşmayan bir rakamdı… Çoğumuz Bakan’ın “Önceki atamalarla Paralellik olcaktır Kadro sayılarında” sözlerini hatırlayacaktır… Ama açıklanan kadrolara göre Ben Paralellik Kavramını yanlış olduğunu düşünmeye başladım… Benim öğretmenlerim bana yanlış şeyler öğretmiş demeye başladım…
İllere ait kadrolara baktığımda ise gördüğüm rakamlarda çok ilginçti… Tamamı Doğu olan Kadrolarda örneğin Hakkari iline 110 tane sınıf öğretmeni yollanıyordu.. Bu demek oluyor ki bu illerde daha önceden eğitim verilmiyormuş… Eğitim vermediğin yerde insanlar ne Tarihini bilir ne de bu ülke topraklarının nasıl kurtarıldığını… Sonrada bu Ülkede Terörü durdurmaya çalışırız… Bana göre Terörü durdurmanın en güzel yolu eğitimdir….
2008 Öğretmen atamalarında İnşallah Hükümet bunlarıda düşünür ve buna göre bir hareket yapar… Evde oturup saç döken, Kpss ‘e girme rekoru kıran ve artık akrabalarına Yine atanamadım demekten bıkan Öğretmen adaylarımızında yüzü güler…
Allah Hepimizin Yardımcısı Olsun….
« SakLa Beni